"e-kalbim" bültenini görüntüleyemiyorsanız tıklayınız

e-kalbim
Prof. Dr. Ali Serdar Fak
Bu bülten, kalp sağlığı ve kalp hastalıkları konusunda bilimsel, nesnel ve güncel bilgilerin paylaşımı için hazırlanmıştır. Sponsorluk veya reklam ilişkisi yoktur. Ayda bir kez yayınlanır ve e-posta ile paylaşılır.
e-kalbim sağlık okur yazarlığına hizmette 3. yılında !
Göğsüm ağrıyor; yoksa kalp krizi mi geçiriyorum?

Kalp krizi çoğu kişinin korkulu rüyasıdır. Doğrudur, çünkü ülkemizde erişkinlerde birinci sıradaki ölüm nedeni kalp hastalıklarıdır ve bunlar içinde kalp krizi en ön sıradadır.

Göğüs ağrısı kalp krizinin en sık belirtisidir. Bu nedenle göğüs ağrısı çoğu kişide haklı olarak kalp krizi veya kalp hastalığı endişesi yaratır.

Peki her göğüs ağrısı kalp krizi habercisi midir? Göğüs ağrısından ne zaman endişe etmek gerekir?

Hangi tür ağrı kalp hastalığının belirtisidir?

Kalp hastalığından kaynaklanan göğüs ağrısına “angina” veya "angina pektoris” adı verilir.

Latince olan bu sözcüklerin anlamı zaten “göğüs ağrısı” olmasına karşın 1700 lü yıllardan bu yana tıp dilinde bu terim “kalp hastalığından kaynaklanan göğüs ağrısı” yerine kullanılmaktadır. Angina veya angina pektoris oksijenle (temiz kanla) yeterince beslenemeyen kalp kasında biriken toksik maddelerin o bölgedeki sinir uçlarında yarattığı uyarılar sonucu ortaya çıkar.

Göğsün daha çok orta kısmında, genişçe bir alanda hissedilen bir ağrıdır. Bu ağrı hastalar tarafından daha çok baskı, sıkışma, basınç hissi veya yanma hissi olarak tarif edilir. Bu durum koroner yetmezlik veya koroner hastalık olarak da adlandırılır (Şekil 1).

Angina Pektoris ne zaman olur ?

Angina pektoris, göğüs ağrısı çeşidi olarak aslında bir hastalık belirtisidir. Angina pektoris kalp kası oksijensiz kaldığında ortaya çıkan ağrıdır ve iki durumda hissedilir;

1. Efor, egzersiz, stres gibi kalp kasının oksijen gereksiniminin arttığı ancak kalbi besleyen atardamarlarda (koroner damarlarda) daralma olduğu için kalp kasının gelen oksijenin yetersiz kaldığı hallerde.

Bu durum yavaş seyirli olarak gelişir ve hastalar hızlı yürüme, merdiven çıkma veya ağır iş yapma sırasında yukarıda tarif edilen ağrı veya yanmayı hissederler. Bu ağrı efor sırasında otaya çıkar, hasta ağrı nedeniyle yaptığı işe, harekete ara vermek zorunda kalır ve ağrı genelde dinlemekle geçer. Bu durum aylar veya yıllar boyunca kararlı bir hastalık veya şikayet hali olarak devam edebilir.

Bu süreç içinde hastalık tanısı konabilir. Bazı kişiler bu süreç içinde aniden kalp krizi geçirebilir.

 

2. Kalp krizi: Kalbi besleyen atardamarlardan birinin aniden tıkandığı durumdur.

Kalp krizi daha önce hiç bir yakınması olmayan, sağlıklı “görünen” kişilerde de aniden olabilir. Yukarıda anlatıldığı şekilde önceden “angina pektoris” yakınması olan, bu yönde teşhisi bulunan bir kişide de olabilir.

Kalp krizi ve damar sertliği hakkında daha geniş bilgi için aşağıdaki sayfayı ziyaret edebilirsiniz. http://www.vivasaglik.com/koroner_arter_hastalig__i-45.html

Kalp krizinde göğüs ağrısından başka yakınmalar olur mu ?

Evet olabilir. Belli belirsiz, müphem yakınmalarla kalp krizi mümkündür.

Bazen sadece karın ağrısı, hazımsızlık, terleme, bulantı-kusma, veya ani nefes darlığı gibi şikayetler kalp krizinin belirtisi olabilir.

Hatta seyrek olarak felç (inme), kalp krizinin ilk belirtisi olabilir.

Her göğüs ağrısı kalp hastalığı habercisi midir ?

Hayır, değildir. Göğüs ağrısı yapabilecek başka çeşitli nedenler de vardır.

Mide bağırsak hastalıkları özellikle reflü hastalığı, göğüs kafesindeki kas iskelet kaynaklı ağrılar hatta strese bağlı psikolojik kökenli ağrılar da çok sık rastlanan göğüs ağrısı nedenleridir.

Bu nedenle her göğüs ağrısında kalp hastalığı endişesine kapılmak doğru değildir.

Hangi ağrıların kalp hastalığına bağlı olma
olasılığı düşüktür ?

Tam kalp üzerinde hissedilen, noktasal, küçük bir alanda hissedilen, batıcı karakterde olan ağrılar, dinlenme sırasında hissedilip egzersiz sırasında kaybolan ağrılar genel olarak kalp kökenli ağrılar değildir.

Birkaç saniye sürüp geçen veya tam tersi çok uzun süreli, saatler, günler boyu devam eden ağrıların da kalp kökenli olma olasılığı düşüktür.

“Sessiz” kalp krizi olur mu, en çok kimlerde olur ?

Evet, olur. Kalp krizi geçirmiş olduğu bilinen hastaların yaklaşık yarısı bu durumdan haberdar olmayabilir. “Sessiz kalp krizine” en çok şeker hastalarında, alkol ve uyuşturucu bağımlılarında, ileri yaştaki kişilerde ve kadınlarda rastlanır.

Bu hastaların bazılarında gerçekten herhangi bir yakınma olmamış, bazılarında da müphem bazı yakınmalar hastalar tarafından fark edilmemiş olabilir. Bu kişilerin kalp krizi geçirdiği daha sonra tetkikler sırasında anlaşılabilir.

DİKKAT:

Tıpta sıra dışı durumlar sık görülür. Hekimleri de şaşırtan garip, müphem ağrılar sıklıkla kalp hastalığının işareti veya habercisi olabilir. Bu durumda ağrıdan ziyade söz konusu kişinin taşıdığı kalp hastalığı riskinin derecesi daha önemlidir.

Göğüs ağrısı ile başvuran 35 yaşındaki bir kadında kalp hastalığı hiç düşünülmeyebilir; ancak benzer ağrı ile başvuran sigara içen ve kolesterol düzeyi yüksek aynı yaştaki bir erkek hastada kalp hastalığı en büyük olasılıktır.

KALBİNİZİ İHMAL ETMEYİN, ÖNLEM ALIN !
Prof. Dr. Ali Serdar Fak
www.vivasaglik.com
Gelecek Sayı: Kan Basıncı Ölçümü ve Takibi; Doğru Cihaz, Doğru Yöntem!
“e-kalbim” eski sayılarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: http://www.kalpveyasam.com/e-kalbim_ar____v__-189.html

"e-kalbim" bülteninin almaya devam etmek istemiyorsanız lütfen info@aliserdarfak.com adresine boş bir e-posta gönderiniz.

Bir yakınınızı "e-kalbim" e üye yapmak ve kalp sağlığını korumasına destek olmak istiyorsanız ilgili kişinin e-posta adresini lütfen info@aliserdarfak.com adresine gönderiniz.

Danışma ve Bilgi Hattı: 0216 688 09 68 – 0530 264 80 44