Kalp Krizi

Kalp Krizi Nedir?

Prof. Dr. Ali Serdar Fak, www.vivasaglik.com

Kalp krizi kalbi besleyen atardamarların veya dallarının ani tıkanması sonucu o bölgedeki kalp kasının canlılığını yitirmesi halidir.

Kalp krizi nasıl gelişir? Koroner arterler çok büyük çoğunlukla damar sertliği (ateroskleroz) sonucunda damar içinde oluşan veya çok seyrek olarak başka yerlerden kopup gelen pıhtılarla aniden tıkanabilirler. Pıhtı ateroskleroz plağı üzerinde kanama veya ülserleşmeye bağlı olarak gelişir. Kandaki pıhtılaşma hücreleri plağın üzerindeki ülserli alanda veya kanamanın olduğu yerde toplanıp birikerek burada bir tıkaç oluşturur. Atardamar tıkandığında pıhtının ilerisindeki damar ağına ve o damarların beslediği kalp kasına (miyokard) oksijenden zengin kan ulaştırılamaz. Bu pıhtı tıkacı vücudun pıhtı eritici sistemi tarafından zamanında eritilemez veya gereken tedavi yapılamazsa damarın beslediği yerdeki kalp kası birkaç saat içinde canlılığını yitirir. Bu duruma kalp krizi (infarktüs; miyokard infarktüsü) ismi verilir.

Tıkanan damarın büyüklüğü ve tıkanmanın yerine göre kalp kasındaki hasarın derecesi farklılık gösterir; büyük bir damar hemen başından tıkanırsa haliyle daha geniş bir kas kütlesi canlılığını yitirir; ve kalpteki hasar da buna bağlı olarak daha fazla olur.

KORONER ARTER HASTALIĞI NEDİR ?

Koroner arter hastalığı kalp kaslarını besleyen atardamarların damar sertliği (ateroskleroz) nedeniyle daralması ve / veya tıkanması sonucu ortaya çıkar.

Koroner kalp hastalığı, koroner yetmezlik ve koroner kalp hastalığı deyimleri de koroner arter hastalığı yerine kullanılan benzer terimlerdir. Koroner arter hastalığı erişkinlerde en çok ölüme neden olan hastalıklar arasında birinci sıradadır.

Koroner arterler nedir ? Kalbimiz bir pompa gibi kasılıp gevşeyerek vücudumuzda kan dolaşımını sağlar; bu faaliyet için önemli miktarda enerji gerekir. Kalbimiz bu enerjiyi bazı besin maddelerini oksijen varlığında yakarak sağlar. Kalp kasına oksijenden ve besin maddelerinden zengin “temiz”   kanı getiren yani kalp kasını besleyen damarlara “koroner damar (koroner arter) ” adı verilir. Koroner damarlar bir çeşit atardamardır (arter) ve sol kulakçıktan çıkan ana damarın dallarıdır (bu metinde aksi belirtilmedikçe, damar sözcüğü atardamar anlamında kullanılmaktadır).

ATEROSKLEROZ / DAMAR SERTLİĞİ NEDİR ?

Ateroskleroz (damar sertliği) vücut atardamarlarında görülen bir hastalıktır ve çağımızda çok yaygındır. Ateroskleroz en sık olarak kalp atardamarlarında gelişmekle birlikte beyni, böbreği, gözleri veya bacak kaslarını besleyen atardamarlarda da çok sık görülür. Ateroskleroz sonucu koroner damarlardaki daralmaya veya tıkanmaya bağlı olarak kalp kasına gereken miktarda kan ulaşamaz. Bu durumda kalp kasının gereksinim duyduğu oksijen ve dolayısıyla enerji karşılanamayacağı için kalp kası işlevini yerine getirmez; hasar görür  ve bu hasara bağlı ciddi belirtiler ve hastalıklar ortaya çıkar.  Sonuçta etkilenen organa göre kalp krizi (enfarktüs), felç, böbrek yetmezliği veya görme kaybı gibi ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir.

KORONER ARTER HASTALIĞI / DAMAR SERTLİĞİ KİMLERDE GELİŞİR ?

Damar sertliği ve buna bağlı koroner kalp hastalığı belirli durumların varlığı halinde daha sık gelişir. Damar sertliğinin gelişme olasılığını artıran yani damar sertliğini davet eden bu durumlara  “risk faktörleri” denir. Risk faktörlerinin bir kısmı kişinin genetik yapısından, ailesinden kaynaklanır; bu nedenle pratik olarak “değiştirilemeyen risk faktörleri”  adıyla anılır. Bazı risk faktörleri ise, düzeltilebilir, önlenebilir / iyileştirilebilir durumlardır; bunlara  “değiştirilebilen risk faktörleri” denir.

Kişinin taşıdığı risk faktörlerinin sayısı arttıkça haliyle kalp hastalığı riski de o kadar artmaktadır. Bu nedenle “düzeltilebilen”  risk faktörlerinin farkına varılması ve önlenmesi / tedavi edilmesi kalp hastalığından korunmada en önemli yoldur. Sigaranın bırakılması, hipertansiyonun ve kolesterol yüksekliğinin tedavi edilmesi ve düzenli spor yapılması ile kalp hastalığı riskinin ve kalp hastalığından ölümlerin ciddi oranda azaltılabileceği kanıtlanmıştır.

KORNER ARTER HASTALIĞI NASIL SEYREDER ?

Koroner kalp hastalığı yıllarca hiçbir belirti vermeden sessiz seyredebilir. Bunun dışında esas olarak üç şekilde kendini gösterebilir:

1. Koroner arterlerde uzun sürede gelişen daralmaların yol açtığı kronik hastalık hali.

 

KOLESTEROL VE KORONER DAMARLARDA DARALMA

ateroskleroz fak

 

 

2. Koroner arterlerde ani bir tıkanma sonucu kalp kası hasarına / kas ölümüne neden olan kalp krizi.

KALP KRİZİ NASIL OLUŞUR?

kalp krizi fak

 

 

3. Ani ölüm veya yaşamsal ritim bozuklukları.

Dikkat: Kalp krizi ve ani ölüm, daha önce kronik yakınmaları ve dolayısıyla koroner hastalık tanısı veya şüphesi olan kişilerde sonradan ortaya çıkabileceği gibi, daha önce hiç bir yakınması olmayan ve ‘sağlıklı’ bilinen kişilerde hastalığın ilk ve talihsiz bir işareti olabilir.

 

Kalp Krizinin Belirtileri Nedir ?

Kalp krizine işaret eden veya habercisi olan ağrıya "angina pektoris" denir.

Angina pektoris nedir ? Koroner arterlerdeki daralma sonucu kalbin yeterli oksijen alamadığı anlarda hissedilen göğüs ağrısına tıp dilinde  “angina pektoris” denir. Bu ağrı hastalar tarafından “göğüste sıkışma”, “yanma” veya “baskı-basınç” hissi olarak tarif edilir. Angina çoğunlukla kalbin oksijen ihtiyacının arttığı yürüme, yokuş-merdiven çıkma, egzersiz veya duygusal stres sırasında görülür.

"Angina” ağrısının bazı özellikleri vardır:

Efor sırasında; yol yürüken, merdiven çıkarken (bir iş yapma sırasında) ortaya çıkar, kalp bölgesinde değil, genelde göğüste orta hattadır, sıklıkla sol kola, omuza ve çeneye yayılır, dinlenmekle kısa sürede geçer. Ancak bazen göğüs bölgesi dışında da hissedilebilir.

angina nedir fak ali serdar

DİKKAT: Kadınlarda ve yaşlılarda "kalp ağrısı" çok farklı ve aldatıcı olabilir. Şeker hastaları kalp krizi ağrısını hiç hissetmeyebilir.

Kalp krizinin belirtileri nelerdir ? Kalp krizinin belirtisi sıklıkla yukarıda tanımlanan angina niteliğinde bir ağrıdır. Ağrı, niteliği ve vücuttaki yeri itibarıyla anginaya benzer; ancak daha şiddetlidir ve daha uzun sürer. Eforla ilişkisi yoktur; istirahat halinde de başlayabilir. Eforla gelen kronik angina ağrısı genellikle dinlenmekle veya nitrat tabletleri veya spreyi almakla geçerken, infarktüse bağlı angina ağrısı çok daha şiddetlidir ve dinlenmekle veya söz konusu ilaçları almakla fazla hafiflemez; geçmez. Beraberinde terleme, bulantı, bazen kusma olabilir.

Ancak kalp krizi bu ağrı dışında başka şekillerde işaret verebilir. Göğüste veya karında sıkıntı, dolgunluk veya baskı hissi gibi yakınmalar kalp krizi işareti olabilir. Hatta bazen hazımsızlığa benzeyen yakınmalara neden olabilir. Bazı seyrek hallerde, kalp krizi felç benzeri bir tabloya da yol açabilir.

Hiç de az olmayarak kalp krizi herhangi önemli bir belirti vermeden gelişebilir. Kalp krizi geçirmiş olduğu bilinen hastaların yaklaşık yarısı bu durumdan haberdar olmayabilir. Bu hastaların bazılarında gerçekten herhangi bir yakınma olmamış, bazılarında da müphem bazı yakınmalar hastalar tarafından fark edilmemiş olabilir.

Kalp Krizi Esnasında Ne yapmalı ? 

Kalp krizi tedavisinde en önemli husus, damardaki tıkanıklığın zaman yitirilmeden açılmasıdır. Bu tedavi damar yoluyla verilen bir pıhtı çözücü ilaçla veya doğrudan katerter yoluyla girilerek damar içine stent yerleştirilmesiyle yapılabilir.

Kalp krizinin ilk günlerinde ani ölüm riski mevcuttur. Bu nedenle kalp krizi hastasının ilk günler koroner bakım ünitesinde tedavi ve takibi yapılır. Böylece bu riske karşı hasta korunmuş olur.

Kalp krizi geçiren hasta yaklaşık bir hafta hastane yatışı sonrası taburcu edilir; bu süre krizin şiddetine göre, kalpteki hasarın boyutuna göre ve ek başka sorunların (kalp yetersizliği, aritmi vb) ortaya çıkması nedeniyle uzayabilir.

Kalp krizi şüphesi varlığında yapılacak en iyi hareket, hastanın en kısa sürede teşekküllü bir hastaneye ulaşmasını sağlamaktır.

1. Mutlaka ve hemen 112 yi veya başka bir acil ambulans servisini arayın, bulunduğunuz yeri net olarak anlatın.

2. Kendiniz araç kullanarak hastaneye ulaşmaya çalışmayın.

3. Panik yapmayın, panik kalbinizin yükünü artırır, kalp hasarını artırır. Rahat bir şekilde oturun, üzerinizde sizi sıkacak kıyafetleri çıkarın, varsa kravatınızı gevşetin.

4. 150-300 mg (erişkin "yeşil" aspirinin yaklaşık yarısı) dozunda aspirini dil altınızda ıslatıp eritin, bir süre sonra az bir suyla yutun.

5. Profesyonel yardım gelene dek yalnız kalmayın.

 

Kalp Krizi Sonrası Uyarı ve Öneriler

Kalp krizi sonrası günlük yaşama ve il yaşamına geri dönemke zaman alabilir. Kalpteki hasraın boyutuna bağlı olarak bu süre değişebilir. Doktorunuzdan bilgi alın.

Kalp krizi geçiren kişilerde ikinci bir kalp krizi riski daha fazladır; ve bu risk özellikle ilk bir yıl içinde çok yüksektir. Bu nedenle başka bir kalp krizi riskini belirlemek için uygun bir zamanda gecikmeden efor testi ve gerekiyorsa koroner anjiyografi yapılmasında yarar vardır.

Kalp krizi sonrası kalp sağlığınızı koruyacak bazı ilaçlar almanız gerekecek. Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile aspirin başta olmak üzere iki veya üç ayrı çeşit ilaç almanız beklenir.

Kalp krizi sonrası hipertansiyon, yüksek kolesterol ve şeker hastalıklarının mutlaka iyi bir şekilde tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmeyen hipertansiyon, yüksek kolesterol ve şeker, yeni kalp krizi riskinizi artırır.

LDL (kötü huylu) kolesterol düzeyinizin mutlaka 100 mg/dl altında olması gerekir, tedavi olmayı ihmal etmeyin.

Düzenli egzersiz yapın. Düzenli egzersiz kalp damarlarınız korur ve kalbinizin performansını artırır. ne zaman hangi düzeyde egzersiz yapabileceğiniz hakkında kalp doktorundan bilgi alın.

Siz kalp krizi geçirdiyseniz, sizinle ortak genetik yapıya sahip olan aile bireylerinizde de benzer risk olabilir. Anne ve babanızın, kardeşlerinizin ve çocuklarınızın da kontrol olmalarını sağlayınız.

Hiç bir şikayetiniz olmasa bile yılda bir kez kalp muayenesi olun, gereken tetkiklerinizi yaptırın.

Yaşınıza ve kendi risk durumunuza uygun önlemler ve gereken tıbbi tetkikler hakkında www.vivasaglik.com dan  bilgi alabilirsiniz.

Prof. Dr. Ali Serdar Fak, www.vivasaglik.com

 

 

Sınırlı Sorumluluk Beyanı : Sitemizin içeriği ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Bilgiler hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Site bilgilerine dayanarak tanı ve tedavinin yönlendirilmesi önerilmez. Sitede ilgili yasa içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı yoktur.

Copyright © Tüm Hakları Saklıdır.